BURDUR'DA YÖK – TÜME İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI
ÜLKEMİZDE HAYVANCILIK DAHA BİLİNÇLİ DAHA TEKNOLOJİK YAPILACAK
YÖK – TÜME İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ev sahipliğinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın teşrifleri ile gerçekleştirilen YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İşbirliği protokolü imza töreni 26 Mart 2026 Perşembe günü MAKÜ Konferans ve Sergi Salonunda saat 13.30’da yapıldı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Karagöz 20 adet yapay zeka destekli otonom eğitim ve ARGE-Çiftliği Projesi’nin altına imza attılar. YÖK Başkanı Özvar, protokol imza töreni öncesi MAKÜ İstiklal Kampüsü içerisinde bulunan büyükbaş ve küçükbaş hayvan çiftliklerine gitti. Burada MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’dan bilgi aldı. Robotla hayvan bakımı yapılan çiftlerini yerinde gören YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK-TÜME işbirliği ile yapılacak otonom destekli 100 büyükbaş hayvan çiftliği şantiyesi inceledi. İnşaat hakkında yetkililerden bilgi aldı.
TÖREN ÖNCESİ KONUŞMA YAPILDI
YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İşbirliği protokolü imza töreni öncesi MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Karagöz, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar birer konuşma yaptı.
YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR; “Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler hâline gelecektir.”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, MAKÜ Sergi ve Konferans Salonu’nda gerçekleşen protokol töreni öncesi yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Bugün burada, yükseköğretim sistemimiz ile sektör arasında köprü kuran, ülkemizin stratejik öncelikleriyle doğrudan örtüşen son derece önemli bir iş birliği protokolüne imza atmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Başkanlığımız ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Derneği (TÜME) arasında tesis edilen bu iş birliği; iki kurum arasında bir mutabakat metni olmanın ötesinde Türkiye’nin tarım, hayvancılık, teknoloji ve insan kaynağı politikalarına dokunan stratejik bir adımı ifade etmektedir.
Bugün dünya, gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşüm gibi birbirine bağlı çok boyutlu sınamalarla karşı karşıyadır. Bu süreçte tarım ve hayvancılık yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil; aynı zamanda milli güvenlik, toplumsal refah ve sürdürülebilir kalkınma meselesi hâline gelmiştir. Bu nedenle ülkemizin öncelikli alanları arasında tarım ve hayvancılık, her zamankinden daha kritik bir konuma sahiptir.
Tarım ve hayvancılık sektörü, ekonomik ve stratejik açıdan ülkemizin en kritik alanlarından biridir. Türkiye’de istihdamın yaklaşık yüzde 14’ü tarım, hayvancılık ve ormancılık sektörlerinde olmasına rağmen, bu sektörlerin milli gelirdeki payı yalnızca yüzde 6 mertebesindedir. Bu tablo, sektörümüzde verimlilik ve katma değer üretimi açısından kat etmemiz gereken önemli bir mesafe olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yükseköğretim Kurulu olarak, yükseköğretimi yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan olarak değil; ülkemizin kalkınma kapasitesini belirleyen stratejik bir yapı olarak görüyoruz. Bu anlayışla son yıllarda yükseköğretim sistemimizde kalite odaklı, istihdam uyumunu gözeten ve sektörle güçlü bağlar kuran bir dönüşüm sürecini başlattık.
Bu kapsamda kamu ve özel sektörle çok sayıda önemli iş birliğini hayata geçirdik. Savunma sanayii alanında Savunma Sanayii Başkanlığımız ve Savunma Sanayi şirketlerimiz ile yürüttüğümüz çalışmalar, üniversitelerimizin stratejik sektörlere doğrudan katkı sunmasının kıymetli örnekleri arasındadır.
Aynı şekilde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve İstanbul Sanayi Odası gibi önemli sektör temsilcileriyle gerçekleştirdiğimiz protokoller, üniversite-sektör iş birliğini kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine oturtmaktadır.
İş birliği protokolümüz olan kamu kurumlarımız arasında Tarım ve Orman Bakanlığı da bulunuyor. Son derece önem verdiğimiz bu protokolün uygulamasını daha etkin hale getirmek istiyoruz. Özellikle Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile (TAGEM) kapsamlı bir şekilde çalışmak istiyoruz.
Bugün imzalanan YÖK-TÜME iş birliği protokolü de üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımımızın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden birini teşkil etmektedir.
Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir.
Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler hâline gelecektir.” dedi.
YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR; “Bu protokol kapsamında 40 bin gence istihdam ve kendi işini kurma imkânı sağlanması öngörülmektedir ki bu da çok önemli bir açılım olacaktır”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Bu protokolün en mühim noktalarından biri de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze almasıdır. Yapay zekâ ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır.
Diğer taraftan bu iş birliği, yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir.
Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebilecek; yenilikçi projeler sahaya daha kolay aktarılabilecektir.
Ayrıca bu iş birliği kapsamında; üniversitelerde öğrenci kulüpleri aracılığıyla tarım teknolojileri alanında aktif bir gençlik hareketinin oluşturulması da hedeflenmektedir. Bu kulüpler, öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil; proje üretme, yarışmalara katılma ve sektörle doğrudan temas kurma imkânı elde edeceği önemli bir platform olacaktır. Bu yönüyle bu çalışmanın, TEKNOFEST ruhunun tarım ve hayvancılık alanındaki yeni bir açılımı olmasını özellikle arzu ediyoruz.
Hayvancılık sektöründe karşılaştığımız sorunların çözümünde üniversitelerimize büyük sorumluluklar düştüğüne inanıyorum. Bulundukları bölgelerin bilgi ve teknoloji merkezleri olan üniversiteler, aynı zamanda bölgesel kalkınmanın lokomotifi olma görevini de üstlenmelidir. Üniversitelerimizin bilimsel araştırma yoluyla ürettikleri bilgiler, teknikler ve yenilikler sahadaki problemlerin giderilmesine doğrudan hizmet etmelidir.
Üniversitelerimizin nitelikli insan kaynağı yetiştirme görevi de bu sürecin temel unsurlarından biridir. Veteriner hekimler, ziraat mühendisleri, teknikerler ve girişimciler; güçlü bir eğitim altyapısı ve uygulamalı öğrenme imkânlarıyla yetiştirilmeli, teorik bilgi saha deneyimiyle desteklenmelidir.
Tarım ve hayvancılıkta istenen atılım için güçlü bir üniversite-sektör iş birliği şarttır. Yetiştiriciler, özel sektör ve kamu ile üniversitelerin birlikte hareket etmesi, sorunlara daha hızlı ve etkili çözümler üretilmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin sektörle iş birliğini güçlendirmeyi önemsiyor, politika geliştirme süreçlerimizde tüm paydaşların katkılarını dikkate alıyoruz.
TÜME tarafından ortaya konulan model, tam da bu ihtiyaçlara cevap veren bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Gıda güvenliğini ve bağımsızlığını güçlendirmeyi, sürdürülebilir ve verimli üretim modellerini yaygınlaştırmayı ve yüksek teknoloji temelli uygulamaları sahaya taşımayı hedefleyen TÜME, aynı zamanda genç nüfusu yeniden üretim sürecine kazandırmayı amaçlamaktadır.
Üniversite–sektör iş birliğini sistematik bir modele dönüştüren bu yaklaşım sayesinde; akademik bilgi üretimi, teknoloji geliştirme, saha uygulaması ve ticarileştirme süreçleri tek bir ekosistem içinde bütünleşebilecektir. Böylece üniversitelerde geliştirilen bilgi ve projelerin hızla uygulamaya aktarılması ve ekonomik değere dönüşmesi mümkün hâle gelecektir.
Bu kapsamda üniversitelerimiz bünyesinde kurulacak yapay zekâ tabanlı otonom eğitim ve araştırma çiftlikleri, yalnızca bir üretim alanı değil; aynı zamanda eğitim, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme merkezleri olacaktır.
Kurulacak çiftlikler sayesinde öğrencilerimiz doğrudan sahada eğitim alacak, genç çiftçi adayları yetiştirilecek ve üniversitelerimizin bilgi birikimi uygulamaya dönüşecektir.
Bu çerçevede eğitim boyutunu da güçlendirmek amacıyla üniversitelerimizde “Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği” ön lisans programını açmayı planladığımızı da belirtmek isterim. Bu program, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi açısından önemli bir adım olacaktır.
Tarım ve hayvancılık sektörünün gelişiminde en az teknolojik altyapı kadar önemli bir diğer unsurun insan kaynağı olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bu protokol kapsamında 40 bin gence istihdam ve kendi işini kurma imkânı sağlanması öngörülmektedir ki bu da çok önemli bir açılım olacaktır.”
TÜME İŞBİRLİĞİNE 6 ÜNİVERSİTE DAHA KATILACAK
YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar; “İnsan kaynağını yetiştiren ziraat ve veteriner fakültelerimiz ile meslek yüksekokullarımızın çağın gereklerine uyum sağlaması kritik önemdedir. Eğitim programlarımızın; dijitalleşme, yapay zekâ, hassas tarım, biyoteknoloji ve sürdürülebilirlik gibi alanları kapsayacak şekilde sürekli güncellenmesi önem arz etmektedir.
Aynı şekilde uygulamalı eğitimlerin artırılması, öğrencilerimizin sahada, tarlada ve işletmelerde doğrudan deneyim kazanması büyük önem taşımaktadır. Bizler, öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil; üretimin olduğu her alanda öğrenmesini önemsiyoruz. Bu yaklaşım, mezunlarımızın sektöre daha hızlı adapte olmasını ve istihdam olanaklarının artmasını sağlayacaktır.
TÜME; başta Burdur Mehmet Akif Üniversitesi olmak üzere, Ankara Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Erzurum Atatürk Üniversitesi ile iş birliğine başlamış olup, kısa sürede diğer üniversitelerimiz de sürece katılacaktır.
Bu üniversitelerimizle birlikte bugün aramızda; sürece dâhil olacak Boğaziçi Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinin kıymetli rektörleri de bulunuyor.
Pilot olarak 4+6 üniversite ile başlayacak çalışmaya; İlerleyen zamanlarda veterinerlik ve ziraat fakülteleri olan diğer üniversitelerimizi de dâhil etmeyi arzu ediyoruz.
Bu noktada, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitemize de ayrı bir parantez açmak isterim. Hayvancılık alanında ihtisaslaşan bir üniversitemiz olan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin bu süreçlerde aktif olmasını önemsediğimizi ve takdirle karşıladığımızı belirtmek isterim. Bu vesile ile üniversitemizin Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar ve diğer çalışma arkadaşlarımıza teşekkür etmek isterim.” dedi.
İMZA TÖRENİ YAPILDI
Protokol konuşmaları sonrası YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Karagöz 20 adet yapay zeka destekli otonom eğitim ve ARGE-Çiftliği Projesi’nin altına imza attılar. Tören birlikte fotoğraf çekimi ile son buldu.
Halil İbrahim Kara
.jpg )
.jpeg)
.jpeg)








